Nedir, Belirtileri Nelerdir, Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?
Tarsal tünel sendromu ameliyat sonuçları konusunda uzun süredir çelişkili veriler mevcuttur. Geçmişte bu ameliyatlarda başarısızlık oranları yüksekti, ancak günümüzde doğru ameliyat teknikleriyle başarı oranı çok yüksektir.
Bu ameliyatlardaki başarısızlık nedenlerinin başında tarsal tünel anatomisinin yeterince bilinmemesi ve ameliyatın gerektiği gibi doğru yapılmamasıdır. En sık yapılan yanlış tarsal tünelin tam olarak açılmaması ve tibialis posterior siniri ile dallarının tam olarak gevşetilmemesidir. Eksik ameliyatların en önde gelen nedeni tarsal tünel sendromu ameliyatını küçük yetersiz bir kesi ile yapmaya çalışmaktır. Ameliyat yalnızca tarsal tünelin açılmasıyla bitmemeli, sinirin kas altında ayak tabanına ilerlediği bölge de açılıp sinir serbestleştirilmelidir. Genellikle basının en belirgin olduğu bölge tarsal tünel değil, tarsal tünelin sonlandığı ve sinir dallarının kasların derin planına geçtiği bölgedir.
Ayaktaki sinir sıkışma ameliyatlarının diğer ortopedik ameliyatlara göre az bilinip az yapılması ve yeterli deneyim birikiminin olmaması da bir başka nedendir.


Başarısız tarsal tünel sendromu ameliyatından sonra 3 farklı klinik tablo olarak ortaya çıkar.


Amerika Birleşik Devletleri’nde önemli bir bilimsel dergide yayımlanmış olan çalışmamızda da hastaların çoğunda tarsal tünel sendromu ameliyatının yetersiz, eksik yapıldığı ortaya çıkmıştı.

Başarısız tarsal tünel sendromu cerrahisinde tanı için öncelikle hastanın ayrıntılı öyküsü alınmalı ve ayrıntılı fizik muayene yapılmalıdır. Daha sonra mutlaka EMG – elektrodiagnostik testlere başvurmalı, her iki ayağın sinir ileti çalışmaları ve iğne elektromiyografisi (EMG) yapılmalıdır. Sorunun bir polinöropati zemininde gelişip gelişmediği ayrıntılı olarak ortaya konulmalı, gerekirse incelemelere üst ekstremiteler de dâhil edilmelidir. Gerekirse ayak bileği manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile incelenmelidir.
Başarısız tarsal tünel sendromu ameliyatının tedavisi yeniden ameliyattır. Ancak bu kez ameliyat sinir çevresindeki yumuşak dokuların yapışıklıklarından dolayı daha zordur ve daha çok deneyim ister. İkinci kez ameliyat edilen hastalarda sinirin ve dallarının tekniğe uygun olarak tam gevşetilmesinin yanı sıra mutlaka sinirin kollajen kondüit adı verilen koruyucu madde ile veya bir damar grefti ile sarılması gereklidir.
